|
Tweet |
Geçtiğimiz hafta içinde NARGEZ Tur organizesi ile Divriği’yi ziyaret eden bir grup Ulucami, Divriği Kalesi ve konakları gezerken Mengücek Otel’de konakladılar. Tarihi evlerin ve köprülerin bulunduğu Çiğdemli (Tuğut) köyünü de gezen grup daha sonra Arapgir ve Kemaliye’ye gitmek üzere ilçemizden ayrıldılar. Grubun sosyal sayfasında ise gezi ile ilgili olarak şu ifadeler yer verildi. Fırat'ın en büyük kolu Karasu ve diğer nehirlerin gücüyle barajlarla suyun enerjiye döndüğü yerdeyiz. Bu coğrafyanın doğasını, tarih ve kültürünü ama Sivas'ın Selçuklu eserlerinde, ama Dünya Mirası Listesinde yer alan Divriği Ulu Cami’de görüyoruz. Şentürk ustanın 1000 yıllık gelenekle ürettiği saz atölyesinde gelmiş geçmiş tüm aşıkları, dengbejleri ağacın kokusunda hissediyoruz. Karanlık Kanyon'u aşan Taş Yol'da, ‘orda bir köy var uzakta’ dizesindeki köy dâhil Kemaliye köylerinde, devlet eliyle değil yerelin kendi heyecanı ve özeni ile oluşmuş müzelerinde, bura insanının inadı ve direngenliğine tanık oluyoruz. Gezi sonunda ise Arapgir'de 800 yıllık cemevinde Oğuz boylarının Anadolu'ya ilk girişindeki havayı soluyarak noktayı koyuyoruz.