Seçime günler kala siyasi arenada hırslı, iddialı, gergin bir seçim süreci izlemekteyiz. Herkes bu seçime “En önemli seçim” gözüyle bakıyor. Yaşımı başımı almış biri olarak ben hiç önemsiz seçim görmedim. Son seçimler için hep en önemli seçim ifadesi kullanılır yıllardır. Siyasiler bu hususu özellikle vurgulayarak seçmenlerini sandıkta birleştirmeye çalışmakla haklıdırlar. Biz seçmenlerinse seçim sandığına giderken aklımızı başımıza alıp, salim kafayla en iyiyi seçmekten başka bir görevimiz yoktur.
Her son seçim gibi bu seçim de gerçekten çok önemli seçimdir. Ne kadar önemli olursa olsun, nihayet dünyanın sonu değildir. Kıyamet kopmayacak ve dünya her gün doğan güneşle yeniden kurulacaktır. Komşularımız yine aynı komşular, arkadaşlarımız yine aynı arkadaşlar olarak kalacaklardır.
Bu seçimi hayatımda gördüğüm en ilginç seçim hüviyetine sokansa ittifakların rengârenkliğidir. Kürt seçmene hitap ettiği kuruluş felsefelerinde belli olan iki partiden biri A diğeri B ittifakın çatısı altında seçim yarışına girmektedir.
Ülkücü kimliğiyle bilinen ve ana kütleden kopan iki, ana kütleyle beraber üç partinin ikisi bir yanda diğeri bir yandadır. Ve her üçü de ülkücülüğü en iyi şekilde temsil ettiğini iddia etmektedir. Benim bu sütunlarda bunların hangisinin daha haklı olduğunu bildirmeye haddim de niyetim de yoktur. Bunu şu merhalede yangına körükle gitmek olarak görüyorum. Herkesin kendisine ait doğrusunun kutsal olduğunu düşünüyorum.
İslami kimliğiyle öne çıkan partilerse birbirlerine taban tabana zıt iki ittifakın aktörleri olarak seçim senaryosunun başrol değilse de figüranlıklarında yerlerini almışlardır.
Sol bile, ana kütle olarak bir yanda kalsa da, Karaoğlanların günümüzdeki temsilcisi olan bir parçası diğer tarafta konuşlanmıştır.
Bir de bağımsız aday vardır ki seçimlerin ikinci tura kalması ihtimalinde başrol kesin onundur. Bu rolü niçin oynadığı ise kopup geldiği partinin taraftarları tarafından hayretle belki biraz da öfkeyle takip edilmektedir.
Velhasıl-ı kelam ilginç bir seçim ve ilginç seçimin en ilginç aktörleri sahnede.
İlk defa bu seçimde, yolda karşılaştığım ve geçmişte siyasi görüşlerini net bildiğim kişilerin hangi ittifaka oy vereceğini tahmin edemiyorum.
İyi ki de tahmin edemiyorum. Herkes en doğru tarafa verecek diyor ötesini fazla karıştırmıyorum.
Arkadaşlık, komşuluk, hısımlık, akrabalık ilişkilerime anlamsız siyasi tartışmaların darbe vurmasına izin vermiyorum.
Aynı gemide yaşıyoruz.
Bir kaptan arıyoruz.
Kaptan kim olursa olsun gemiyi mükemmel rotada götürmeye mecbur. Kimse kötü rotaya yönelip ayağına kurşun sıkmak istemez.
Halk tarafından rotası beğenilmeyen kaptanlar, denizin değilse de seçim sandığının soğuk sularında ilk seçimde boğulup gideceklerdir.
İyi ki cumhuriyet var ve iyi ki seçim sandığı dört beş senede bir önümüze geliyor.
Sonuçları hazmetmeyi tam öğrendiğimiz zaman insanlığımız da olgunluğa bir adım daha yaklaşacaktır.
Sandığın çıkaracağı iktidarı tabi ki bilmiyorum ama şimdiden kutluyorum. Her sonuç herkes için mutluluk getirsin.
Biz hep kardeş kalalım.